Dostoyevski'nin hayatını değiştiren olay neydi biliyor musunuz?
Kendi idam sahnesi...
Çar'ın baskı döneminde, arkadaşlarıyla bir sohbet grubu kurmuştu. Yakalandı. 28 yaşında idam isteğiyle yargılandı.
Mahkemenin sonucunu beklediği gece hücresinden alındı. Ölüm kararı yüzüne karşı okundu. Papaz günah çıkarttır ...
Bahar, yalvarırım çek git işine!..
Salma üstüme çiçeklerini,
...aklımı çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde; sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor.
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, ıslık ıslığa meltem...
KÄ ...
Eğer O’nu hatırladıkça başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz...
ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla o hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin...
o’nunlayken pervaneleşen ye ...
Nihayet sonbahar yağmaya başladı ruhumuza, bir dua gibi pencerelerde yağmur, damarlarımızda küllenmiş tanıdık bir tutkuyu kıvılcımlandırıyor. Şiir
bahçedeki yaprak yağmuruyla uyanıyor yaz uykusundan. Yağmurlarla gelen mısralar, ansızın geceye sızıp can suyu veriyor kurak ruhlarımıza.
"Gözyaşlarının gücü vardı ...
Ölüm nasıl da kaçıldıkça kovalayan belalı bir sevdalı gibi yanıbaşında dolanıyor hayatın...
Arasında 10 yıllar var sandığımız yaÅŸamla ölümün, birbirlerine as lında minicik bir kurÅŸun mesafesinde durÂduÄŸunu görmek ne dehÅŸet verici..?
Kara cübbesi ve koca orağı ile karikatür lerden aşina olduğunuz Azrail'in günà ...
Ergenlik çağımızın unutulmaz albümü "Dark Side of the Moon," 30 yaşına bastı bu ay... Albümde aniden patlayan çalar saatin anlamını hep merak ederdim, anladığımda epey geç olmuştu. Sessiz gecelerde Pink Floyd dinleyerek hayal kurmaların, dans ederken bir öpücükle aşkı tatmaların devri bitti.  Güneşten, "ayın karanlık ...
Bizim ak sakallı ihtiyar yine çıkageldi dün... Her sene geldiği gün... aynı saatte... Aculdu. Telaş içinde konuştu benle...
Dedim: "Hayrola acelen ne?"
"Acelem yok" dedi, "Ben her zamanki tempomdayım, ama sana hızlı gibi gelmeye başladım"
"Dönüp bakıyorum da, amma yol katetmişiz seninle" dedim, "Nasıl geçtik onca yoldan anla ...
Otuzbeşime bastım geçen hafta...
İlk yan bitti: Hayat: 1... Ben: 0... Ama belliydi böyle olacağı... Nicedir başlamıştı belirtiler:
Yolda çocuklar "Amca şu to pu atıversene" diye seslendik lerinde kuşkulanmıştım ilkin...
Sonra saçlarımdaki beyaz tel ler tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü...
Baktım, lise foto ...
Fırtınadan sırılsıklam bir geceye uyuyup, ışıl ışıl bir bahar güneşine uyanınca insan, uzun sürmüş bir kış uykusunun mahmurluğundan silkinmişcesine diriliyor ruhu...Yorgun bir yılın sonunda, denizin tuzlu dudaklarından öpmeye koştuğum bir sahil kasabasında, elektronik posta kutuma düştü "kırlangıcın öyküsü"...Ö ...
Kapılar "örtülür" bizim üzerimize; kalın, ağır, karanlık perdeler gibi...
Biz niye kapıları kapatırken "örtÂmek" tabirini kullanırız hiç düÂşündünüz mü?
Bir belgesel araÅŸtırması sırasında bunun göçebelikten kalma bir deyim olduÄŸunu öğrenmiÅŸtim. Türklerin göÂçebe yaÅŸadığı devirlerde konaklamada kullanıla ...